Uyumsuz Bireyden Meselesiz Şiire Cafer Keklikçi Şiiri

 
Giriş
 
Şiirde kişisel trajedi sahicilik temeline dayanmalıdır.Konuşmanın doğallığını yakalamış bir şairi bekleyen bir tehlike var:sahte şiir algısı.Şair şiiriyle büyük bir şeye işaret etmeli,bir atmosfere,bir ufka sahip olmalı her şeyden önce.Sezai Karakoç’un şiiri buna en tipik örnektir.Karanlık, boğuk bir şiirden bir çıkış yolu önermesini bekleyemeyiz.Günümüz şiirinin temel zaafıdır bu:kendi içinde dönenip durmak.Şair kendinden dışarı çıkmasını bilen bir adamdır aynı zamanda.Nesnel bir durumda kişisel destanını yazmaya yönelmiş bir şairin farkındalığı yüksektir.Şiirini inceleyeceğimiz Cafer Keklikçi’de bu dışsalık-nesnellik yok.Hep bir şeylerden rahatsızlık duyan şair,sürekli söylenip duran bir hal üzeredir.Kendisiyle barışık bir şiiri yok Keklikçi’nin.Biz Sezai Karakoç’tan öğrendiğimize göre,şair kendisiyle barışık olandır.Cafer Keklikçi’nin şiiri dış çevreyle ve kendiyle uyumlu,sükunet verici bir  kaynaktan beslenmiyor.
 
Uyumsuzluk
 
Keklikçi şiirinin uyumsuzluğunun,merkez arayışıyla alakalı olduğunu düşünüyoruz.Arada kalmış bir bireyin şiirini yazıyor Keklikçi.Bir çıkış yolu önerisi yok.Çıkmazdan çıkmaza sürüklenip duruyor.
 
"susamışım da çağırıyorum gibi seni
elmaların arasından
gölgelerin arasından
ezgilerin arasından
ceprailin arasından
mikailin arasından
israfilin arasından"(s:39)
 
 
Keklikçi şiirinde konuşan öznenin trajedisi,gayri-sahih bir karaktere sahip.Her şey yarım olduğu gibi kıyamet önce kendinde,kendi ben’inde,kendi merkezinde kopuyor:
 
"bende kıyamet öyle bilindiği gibi kopmuyor
bende kıyamet Ahmet
bende kıyamet otuziki dişimden başlıyor kopmaya
trenler yarım gidiyor gideceği yerlere
kadınlar yarım adamlar yarım
yarım bir göğü paylaşıyorum herkesle"(s:38)
 
Yönsüz bir şiir yazıyor keklikçi,istikamet fikrinden yoksun.Kolayca çökebilecek bir şiir yapısına sahip.Cafer Keklikçi şiiri uyumsuz öznenin şiiri:
 
"hayır canım hayır bu merhamet burada değil ceketi çıkaramam
evvela ben küsüyorum herhangi bir yemekten"
 
Rastgele Çağrışımlar
 
Cafer Keklikçi şiirinin sağlam ruhsal temelleri yok.Bu şiirin ayırt edici özelliği,çağrışımlara dayalı oluşudur.Şiire özgü mantığı zorlayan,kelimelerin seslerinden yeni bir mısra üreten bir şiir var karşımızda.Bunun adı ‘kitabilik’tir.Hayatsız kalmaktır.Keklikçi hayattan yola çıkan bir şiir yazmıyor aslında.Yaşadığı duygu durumlarından kesitler sunuyor sadece.Anlık duygu durumları.Sayrıl ve kavgacı.Ses üzerinden yürütülen çağrışımlar,inandırıcılık özelliğini yitiriyorlar.Şiir metninde çağrışımların bağlı olduğu bir an,bir olay,bir durum,bir nesne ve fikir yok.Zaten bu yüzden yönsüz bir şiirdir,istikameti,yönelebileceği bir şeyi bir düşüncesi yoktur.Biz şiirin savruk yapısını da buna bağlıyoruz.Şiirde konuşan özne,bir tamlık,bir bütünlük taşımıyor:
 
"yarıgezgin ve tımardan almayan ve tıkırdayan ve civcivli
çipil çizgisi bir aşk monopsolunun birkaç harita birkaç monopol
                                                                              birkaç uyuz kul"(s:24)
 
Cafer Keklikçi’nin şiiri,ikinci yeninin ilk yıllarını andıran bir şiir görünümünde.sonuna kadar anlamsız ve takur tukur mısralar:
 
"kopkoyu mor:kapsüller ve gacur gucur aksayan güller
benim elimden gelmeyenler elimden gelenler elime gelenler
kupkuru bir dal azar azar işliyor umutlara parklara patikalara
parmaklarımla başlıyorum yaşamaya:sert ölüler!(s:24)
 
Meselesiz Şiir
 
Sahicilik temelinden yoksun bir şiirin mesele taşıyıcı bir güce ulaşması da düşünülemez.Yukarıda,Keklikçi’nin şiiri için,sağlam ruhsal temellerinin olmadığını söylemiştik.Meselesiz şiirin,bu temelden yoksun olması sebebiyle,güçsüz bir şiir olduğunu ifade edebiliriz.Günümüz şiirinin temel zaafı olarak da gördüğümüz ’kendi içinde dönenip durma’ hali,Keklikçi’nin şiiri için de geçerli bir durum.Bu biraz da,şairin içinde yer aldığı halkın neyi olduğu ile alakalı bir husustur.Günümüz şairi için halk neyi ifade ediyor?Bu can alıcı soruya verilecek cevap,şairi aynı zamanda sorumlu kılan cevaptır.Evet,İsmet Özel’in sorduğu gibi sorabiliriz öyleyse:Şair içinde yer aldığı halkın neyidir?Türk olmak;bir Türk ağzıyla konuşmak,halkın oğlu olmaktır.Halkın kelimeleriyle konuşmak,halka hayat vermektir.Peki Cafer Keklikçi’nin şiirinin bizi taşıdığı yer neresidir?
 
"keselenmiş turunçlar yani maraşeller memurlar o sarı vinçler
ağlayıp ağlayıp ağlasın azıcık ığdırıp bir taraflarını
tarlalarını bağlarını bakımsız birer üzüntü olarak veresiyeden
biraz gülelim karnımızı tıtarak kargalar kaltak veresiyeden
hayır hiç kimseden almam ben silerim sevincin etrafını
hayır ben almam bu muhabbet arasın bulsun öz tatarını:kursiyerden"(s:25)
 
Bu şiir bize ne söylüyor?Genel olarak Keklikçi’nin şiiri bize neyi söylüyor?Kelime oyunlarıyla ilginç sözler söylüyor.Hepsi bu.Geneli itibariyle Keklikçi’nin şiiri,modern bir şiir değil aslında.Modern şiire yanlış yerden yanaşıyor Keklikçi.Çağrışımların ve mısraların tümü,bizi,yeni bir gerçeğe,şiirin devindiği büyük atmosfere taşımıyor.Bu yüzden ufku yoktur bu şiirin.Bir derdi,bir tasası yoktur.Şair bir şeylerden rahatsız ve habire etrafına söylenip duruyor:
 
"sıkletim harcar sizi:şeybenin reklamları çöker ulu bir sakal
                                                                              çıkar ayla beraber
anıtım dikilecek şehre kimbilir ne kadar üzüleceğim uzatıp yüzüklerimi
durdukyere bir kılıç kanlanmış durdukyere bir bıçak ete
                       saplanmış durdukyere mesela sabah olmuş"
 
 
Sonuç Ya Da Bir Söz Sahibi Olmak
 
Şair,yeni bir söz sahibi olan adamdır.Sözü olan bir şair,söyleyeceğini direkt söyler,doğrudan ifadeye öncelik verir.Bunun için de konuşma gerekçesine sahip olmak gerekir.Şiirde yaşayan insanı,yaşanan hayatı esas almak,her zaman öncelikli tavır olmalıdır.Çıkmazdan çıkmaza ilerleyen bir şiir olarak Keklikçi’nin şiiri,aşırı bireyselci bir şiir tablosu sunuyor.Esaslı bir çağrısı yok yine de.Taşra-adam-şehir üçgeninde kalmış,karamsar,boğuk ve ümitsiz bir şiir.Temel bir sözü,temel bir söylemi yok.İç rahatsızlıklarının dökümünü yapıyor,ama bundan bize ne?Bu şiir bizi nereye çağırıyor?İçsel ve bireyci.Gerilimden besleniyor.Çatışmacı,anti-konformist.Psikolojik ben’in şiirini yazıyor Keklikçi.Aslında Keklikçi’nin şiirine,günümüz şiirinin"örneklemi"olarak bakabiliriz.Günümüz şiirinin karakteristik özellikleri Keklikçi’nin şiirinde toplanmış gibidir.Genç şairin çizdiği resim buysa,yürünecek daha çok yol var demektir.
 
 
cafer keklikçi,yasak bölge,lamure yay.,2007

6 thoughts on “Uyumsuz Bireyden Meselesiz Şiire Cafer Keklikçi Şiiri

  1. harika ve tamamen doğru tespitlerle dolu bir inceleme-eleştiri. Şairin yazdıklarına bir anlam vermeme vesile oldunuz. "Temel bir sözü,temel bir söylemi yok.İç rahatsızlıklarının dökümünü
    yapıyor,ama bundan bize ne?Bu şiir bizi nereye çağırıyor?İçsel ve
    bireyci.Gerilimden besleniyor.Çatışmacı,anti-konformist.Psikolojik
    ben’in şiirini yazıyor"…  çok doğru…

  2. Mustafa Celep şiir üzerine, şiir kitapları üzerine esaslı tenkid yazıları yazıyor. Doğru tespitler, eleştiriler… "Günümüz şiirinin temel zaafıdır bu:kendi içinde dönenip durmak." Bu durumun tipik örneği Cafer Keklikçi’nin şiir diye piyasaya sürdüğü metinlerdir. Ve derinleşen sorun şu: "Bir çıkış yolu önerisi yok.Çıkmazdan çıkmaza sürüklenip duruyor." Bu yazı, bir dönem eleştirisi de içinde taşımakta: "Psikolojik ben’in şiirini yazıyor Keklikçi.Aslında Keklikçi’nin şiirine,günümüz şiirinin"örneklemi"olarak bakabiliriz.Günümüz şiirinin karakteristik özellikleri Keklikçi’nin şiirinde toplanmış gibidir." Haklı bir eleştiri.

  3. ya işte siir dıye pıyasaya surulen ve adu-ını duyurmak için beyaz kagıdın üzerine atılan bırkac damla lekeden baskaa birsey olaraqk degerlendıren buyuk bı hatayua düşmüş olur edebıyat namına  bu şiirler hakkındsa  okadar  anlamsız ve ahenksız satrırlkarkı gercekten şiir zevkım ya bıttı yada şiiirin işlevını degıstırmeye calışıolasr edebıyat namına cok buyuk hata ve buna dur demeyenlerde3 buyuk vebal  altında bence   ya ben bun topluma sasırıom onu nasılbole sair dıye cıkarmışlar ortaya  bu eleştırılerım ama tammıyla sair dıye gecınen bırının  siirlerıne normalde inanıyomkı sairıyı bır insandı rma bız sanatcıya dekl sanata bakmak zorundayız
    tesekkurler banada bu kadar gruslerımı savunmöa payı verdınız için
    bıde sunu nbelirtmelıyımkı bu tur insanların  ustad necıp fazılı yada nazım hıkmetlerı dıllerıne almaları  hatta bır ortakgıbnıu konusmaları bence edebıyatımıza yapıacak en buyuk hakaret olsa gerek cunku bızım edebıyatımı bu kadar  basıt del
     

  4. ama ben yınede bu şiiri eleştırme cesaretyı bulan degerli eleştırmenımızı tebrık edıyorumj
    eleştırmenlıkte nlebette  kolay nbı meslek deldır
    ama eleştırıde her zamn nesnel olamayız ama yınede   nesnel olamya calışılmalıdır
    yoksa edebıyat okısuz kalmış olur
     

  5. Mustafa Celep arkadaşımız şiir eleştirisi yapmadan önce kendisi bir şiir ortaya koymalıdır. Çamur at izi kalsın mantığı edebiyatta ve özzellikle de şiir de geçersizidir. Cafer Keklikçi şiiri 2000 yılından sonra yazılan şiirin en iyisi ve en ufuk açcısı. Şiiri anlamıyorsunuz. Bu yazıdan bunu anladım ben. Yorumcular da muhtemelen Celep’in arkadaşlarıdır. Çok ayıp. Bir şairi hedef alıp afederesiniz bok atmak. Kendi şiirinize çalışsanız bu yazıları ve yorumları yapana kadar daha iyi edersiniz. Ne diyeyim insana önce vicdan lazım. İnternetin vicdanı yok biliyorum.

Bir cevap yazın