Ali K. Metin’in “Barbar Senfoni”si

Kitabın ilk şiiri olan Balon Olacak Masa’daki “yeni özne” bize Cansever’in şiiri karşıtlığında “sancak, memleket, eşekleşmenin tarihi, sevdası, memleketin dağı, taşı, uçan kuşu, bayrak, Türklük, türküler, din, iman, vatan, millet, Sakarya, öfke, fakirlik, yedi cet, yumruk” gibi değerleri getirir.Tüm bunların ötesinde de “masayla birlikte masadaki tüm şeyleri balon eden” insan olarak “kendi”ni masaya koyar. Tüm bu değerlerin çekirdeğini oluşturan, değerlerin kendinden çıkıp kendisiyle anlam kazanan “insan” ögesidir. Bu değerin metinde bu tarz konumlandırılışı Cansever şiirinin “maddeci” konumlandırılışı ve buna bağlı maddeci dünya algısıyla ilgilidir. İnsan ögesi, metin düzleminde bu karşıtlıkta anlamını buluyor. İnsan olarak “kendi”nin konumlandırılışı, bilindiği gibi İ. Özel şiirinde de karşımıza çıkmıştı. “su ve ateş ve toprak/Ve rüzgâr/ona kendimi sonradan ben ekledim .” şeklinde. Ali K. Metin’in bu şekilde konumlandırışı bir tekrar niteliği taşıyor.

Kitabın bu ilk şiirinde ortaya konan değerler diğer şiirlerde merkezi konumda yer alıyor. Sürekli bu değerlerin merkezi rol üstlendiği, bu değerlerle kurulan şiirler yer alıyor kitapta. Bu haliyle şiir, kitabın anahtarı niteliğinde.

 

Bazılarının Karnı Ağrıyor adlı şiir, arkadaşlık algısı üzerine kurulmuş. Şiir öznesinin ahlaki kaygılarla, arkadaşlarının olumsuzluğunu, ahlak dışı yaşantılarını, tavırlarını, algılarını serilmediği, bizzat, arkadaş olarak bilinen insanların, bu arkadaşlığı aşındırışları dillendirilir. Şairi söyleten bu ahlaki kaygıdır. Şiir öznesinin kendini ahlaki duruşa, kaygıya sahip ve bunları kendine dert edinmiş bir birey olarak kurgulaması, Ali K. Metin’in şiiri bağlamında göz önünde bulundurulması gereken bir olgudur.

 

“Barbar Senfoni” şiiri, şiir kitabının hemen hemen tüm fotoğrafın sunuyor. Dünyanın olumsuzlanışı, bu olumsuzlanış karşısında şiir öznesinin kendini ahlaki duruşa sahip, barbar, hak savaşçısı, devrimci, hınçla dolu, intikam sahibi bir birey olarak kurgulayışı. İnsanların “ruhsuz, cünup, çarpık, puşt” gibi nitelikte oluşu özneyi, bu olumsuzluklar karşısında, “atlarla, şimşeklerle, kılıçla” “barbar”, “intikam” güden, “hınç” dolu, “devrimci” ruha sahip birey kılıyor. Öznenin bu ahlaki epik duruşu onun sahip olduğu yukarıda sayılan değerler nedeniyledir. Bu değerlerin sahipliğindeki özne kurgusu hayat karşısında böyle tavır almayı gerekli kılıyor. Ancak şiir bağlamında, bu değerlerin yoğun vurgulanışı, yer yer slogana kaçışı, ideolojik söylem havası şiirleri olumsuz kılıyor. Şiir içinde eritilmemiş, şiirsel kılınmayı yeterince taşımayan bu değerlerin ifade edilmesinin, şair nezdinde makul bir açıklaması olabilir. Ancak bu haliyle bu değerlerin okurun gözüne sokulmaya çalışıldığı izlenimi veriyor. Şiiri geri plana iten bir tavır bu.

Bu değerleri dolaşıma sokucu İsmet Özel'in, yine bu değerleri nasıl metne yedirdiğini Ali K. Metin iyi biliyor. Ali K. Metin'den beklenen de bu paralelde şeyler olmalı.

 

 

(Ali K. Metin, Barbar Senfoni, Ebabil Yay., Kasım 2006)

Bir cevap yazın